Skip to content

Hadron GNU/Linux

Burak Sezer tarafından geliştirilen, Gentoo tabanlı yeni linux dağıtımı Hadron, alpha sürümü ile 18 Ağustos 2010 tarihinde yayımlandı. Hadron GNU/Linux, yalnızca Burak Sezer tarafından bir yıl gibi bir sürede tümüyle Python ile geliştirildi.

Masaüstü: İndir[1] İndir[2]
Çekirdek sistem: İndir[1] İndir[2]

Tagged , , ,

SEO’cunun sahte örümcek ağı…

Çoğu web tasarım firması, bir takım blog yazarı, ticari internet mecraları ve daha birçok “internet içeriğinden para kazanma fırsatçısı” insan/kurum işi öyle azıtmış ki, hiç bir üretim ortaya koymadan neredeyse bütün gün elle spam ileti/yorum girmekteler. Eminim bu işi yapması için birileri para dahi alıyordur. Amaç ne? Arama motorlarının dizinlemede kullandığı “bilinirlik, tanınırlık” kıstasını kendi lehlerine, sahte etkileşim ağı görünümüyle manipüle edebilmek. Ne diyelim, kolay gelsin.

Tagged , ,

PHP ile tepinesiye kod yazma imkanı!

Herşey için bir fonksiyonu olmasaydı ya da salt programcılar için tasarlanmış saf bir dil olsaydı şimdi bu kadar popüler olamayacaktı. Oturum, veritabanı yönetimi, XML parse gibi karmaşık görevler için dahi onlarca fonksiyon, gelişmiş çalışma çatıları, kütüphaneler, sınıflar derken PHP, önü alınamaz tepeden inerken her metrede daha fazla büyüyen bir kar topu gibi. İnsanlar neredeyse dans ederken blog, ticari site kodu üretecekler. PHP kodları öyle bir hal aldı ki OOP, dolayısıyla paketlemenin de getirdiği düzenlilikle betik programlama adeta bir bileşen birleştirme manzumesine dönüşüverdi.

Sanırım PHP’yi biraz da bu bakımdan oldukça sıkıcı bulmaktayım. (Elbette bu, ondan kazanılabilecek masrafsız, hızlı paraları görmezden geldiğimde böyle)

Neyse ki programlamaya esrarlı doğu felsefesi tadında bakan insanlar tamamen ortadan kalkmış değiller. Ya da ne bileyim hackerlar falan…

Tagged ,

Wolfram Alpha

Wolfram Alpha kesinlikle bir arama motoru değil. Belli kıstaslara göre hazırlanmış herhangi bir soru örgüsü ile kısıtlı veri kaynaklarından bilgi toplayan, bu bilgileri kullanarak istatistik , karşılaştırma tabloları ve çizelgeleri üretebilen bir hesaplayıcı ya da derleyici motor.

Mantıksal olarak Google arama motoru ile bir benzerliği yok. Zira Google firmasının hali hazırdaki arama motoru, dizin veritabanına alabildiği hazır bilgi ve bağlantıları sunuyor. Herhangi bir bilgi harmanlama mekanizması mevcut değil. Fakat Google’nin Wolfram Alpha benzeri araçları[1] mevcut.

Tagged , , ,

Code::Blocks 10.05

GNU/Linux ve Microsoft Windows ortamlarında çıktığı günden bu zamana kadar etkili şekilde geliştirilen DevCpp gibi bir külüstürün tahtını daha ilk piyasaya çıktığı gün darmadağın edebilmiş özgür ve açık kaynak C/C++ IDE’ si Code::Blocks‘un yeni sürümü duyuruldu.

Fakat ne yazık ki ben herhangi bir araç kutusunu yazım editörü üzerine aldığımda hala çökme sorunuyla boğuşuyorum. Asıl vahim olay ise çökme olayıyla hem linux hemde windows üzerinde karşılaşmış olmak. (Sanırım wxWidgets arabiriminden kaynaklanıyor.)

Tagged , ,

Racket

PLT Scheme (Racket)
Guy L. Steele ve Gerald Jay Sussman tarafından temel programlama kavramlarının öğrencilere daha kolay ve anlaşılır öğretilmesi amacıyla geliştirilen Lisp lehçesi Scheme’nin en etkin gerçekleştirimlerinden PLT Scheme, adını Racket olarak değiştirmiş.

İsim dışında değişen pek bir şey yok, isim değişikliğinin nedenini ise şuradan öğrenebilirsiniz.

Tagged , , ,

Bir garip GYTE

Yağdı yağmur çaktı şimşek sende mi yüksek enstitü oldun be GYTE :->
Dün geceden bu yana yağan yağmurlar, içerisinde birçok “teknik” fakülteyi barındıran Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü kampüsünü ve GYTE web sunucularını kullanılamaz hale getirdi. Zira yağmur suları, kampüsteki derslikleri tehdit ederken aynı zamanda enstitünün web sunucularının barındırıldığı makineleri de kullanım dışı bıraktı. Söylentilere göre makinelerin bağlı olduğu elektrik prizi su altında kalmış.

Türkiye’de yüksek teknoloji, teknik, üniversite, planlama dendiğinde insanlar gerçekte ne anlatmak istiyorlar artık daha çok merak ediyorum. Tekloloji…

Tagged , , , , , ,

Google ve diğerleri

İnternet için uygulama geliştirmek isteyen ya da hali hazırda geliştirdiği uygulamalardan devasa paralar kazanmak isteyen “gençlerin” hemencecik içine düştüğü durum, kendilerinin de bir gün Google kalitesinde hizmetler sunup paralar kazanabileceği türünde hayallerdir.

Peki kim işine Google gibi kararlı ve sistematik başladı ki? Ya da Google’ı başarıya götüren temel sebepler ne?

  • Çoğu insanın yeni bir arama motoruna ihtiyaç kalmadığını düşündüğü bir zamanda yeni nesil bir arama teknolojisi geliştirmek.
  • Yeni arama teknolojisini yüksek kararlılıkta, yoğun işlemci gücüyle sürekli desteklemek.
  • İnternet tekniğine hakim olduğu ölçüde pazarlama fikrine de sahip olmak.
  • İşe yarar firmaları, fikirleri, kodları büyük paralarla ya da zaman zaman açık kaynak hareketine verdiği destekle kendi eksenine çekmek.

Hepsi birden?

Diğerlerinin Google’ın başarı eğrisini şu aralar yakalayamayacağı gerçeğini sanırım en kaba haliyle bu şekilde anlatabiliriz. Bu diğerlerinin içinde İnternet’i sonradan keşfetmiş büyük kaplumbağa Microsoft’un da olduğunu belirtmekte fayda var.

Tagged , , ,

Aslında dinlendirmeyen şey

Usulca yanan ateşin yanında açık havada, yıldızları seyrederek yatıp, sessizlik ve “bol oksijenle” insanın altından kalkamayacağı sorun yokmuş gibi gelir. Böyle doğal ortamların bir özelliği de, “modern” hayat tarzınızı sürdürdüğünüz şehir denen keşmekeş ortamda gereksinim duyduğunuz her şeyin yalnızca onda birine sahip olarak, fiziksel gücünüzü üç dört kat arttırabilmenizdir. Şehirde bedensel ve psikolojik rahatsızlık hissettiğini söyleyen “kronik” hastaların %60 lık kesimi kesinlikle doğal olmayan şartlar nedeniyle bu sıkıntılarla boğuşmaktalar fakat onlar bunun farkında değil. Maalesef insanlar dinlenmek, kafa dinlemek dendiğinde kendilerini -reklamların da etkisiyle- deniz seviyesinde, sıcak, rutubetli ve kurak ortamlara atıyor. Peki dinlenmek için gerçekten size lazım olan şey gün boyu denize girip güneşlenmek, akşamları biraz demlenip sıcak yapış yapış yatağınıza dönmek mi?

Elbette şehirde uğraştığınız iş her ne olursa olsun ondan biraz uzaklaşmak ve hatta farklı bir iş yapmak sizi rahatlatır. Bedeninizin ritmini değiştirerek vücut kimyasallarınızı farklı seviyelere çıkarır. Fakat bu sizde bir yenilenme yaratmayabilir. Hatta yaratmaz. Bilindik tatil türleri de vücudunuz için hiçbir yenileme ve zindelik sağlamaz. Elbette hiç olmamasından daha iyidir.

Özellikle sürmenaj seviyesinde, bireyin çalışma stresi altında tamamen ezildiği ve artık sorunlarının altından tek başına kalkamadığı durumlarda deniz, güneş ve klişe gece eğlenceleri hiçbir işe yaramaz. (Elbette ki reklamlar tersini söyleyecektir. Ve elbette ki doktorlar.)

Böyle ileri yorgunluk durumlarından yapılması gereken, mümkünse denizden 500 metre kadar yükseklerde sık ormanları bulunan güzel bir mekan bulup burada 15-20 gün geçirmektir. Temiz hava, doğal beden çalışması ile dolaşım sistemini kalbi güçlendirecek biçimde sıkı çalıştırmak tüm vücudun kısa zamanda rahatlayıp tepeden tırnağa yenilenmesine neden olur. Aynı şeyi sağlayacağını düşündüğünüz içinde “deniz” olan tüm aktiviteleri unutun. Çünkü hiçbir zaman aynı şey olmayacaklar. Elbette bir sahil kasabasında 25. senesini dolduran, stresi son olarak sevgilisinden ayrıldığında hissetmiş ihtiyar bir balıkçı değilseniz.

Tagged , , , , , , , , ,

Paylaşmak ve internet

Bir blog sayfasına sahip olmayı düşünmezden uzunca bir süre önce insanların bilgiyi neden paylaşmak isteyebileceklerine dair fikir yürütmeye çalışıyordum. Almaksızın paylaşmak, deri renginin farklılığından bir avuç toprağı paylaşmaya kadar her şey için birbirini yemeyi/yok etmeyi mükemmel şekilde başaran “insan” denen bu iki ayaklı hayvan için pekte olağan bir şey gibi görünmüyordu aslında. İnsanlar görünürde fayda sağlayamadığı bir amaç uğruna neden paylaşımcılık gibi bir erdemin eylemciliğini üstlenmişti? Zira her insan istisnasız yaptığı her şeyde bir faydacılık güdüsüyle hareket eder, etmelidir de elbette yaşamını olağanlık çerçevesinde sürdürmek istiyorsa. İnternet üzerinden bir şeyleri bedava sunmanın, insanlara bedava fikirler vermenin, işlerini bedava görmenin, bedava kod dağıtmanın bu dağıtımcılara, paylaşımcılara ne faydası var?

Bugün internet gerçekten büyükçe bir bilgi bankası olarak çok fazla insanı ağırlıyor ve internetin, insanların kişisel gelişimine faydalı olabilecek birçok özelliği olduğu ortada. Hatta -aslında faydasız olarak- yalnızca internet materyalleriyle kendini bir konu hakkında geliştirebileceğini düşünen çok kimse mevcut. Video izleyerek bilardo, tenis öğrenebileceğini, oyun oynayarak reflekslerini geliştirebildiğini düşünen ve hiç görmediği ülkeleri malum harita yazılımlarıyla keşfedebileceğini sanan insanlar elbette çok fazlalar. Bunların içinde hayat arkadaşını dahi buralardan edinmeye çalışan insanlarda yok değil elbette. Bu insanlar interneti temel amacına uygun olarak kullanmıyorlar belki ama onlar internetin gerçek sahipleri olma yolunda o kadar ilerlediler ki istatistik raporlarında oranların büyük bölümünü bu insanlar oluşturuyor. Yalnızca “internette takılan” bu insanlar tıpkı televizyonda olduğu gibi kalitesizliğin internete de taşınmasını sağladı. Zira internette takılanlar zümresinin nüfusu gün geçtikçe arttı ve “uydurma fikir” cambazlarının dikkatini hemen çekti. Cambazlar, “internette takılanlar” grubunu yalnızca kendilerine çalışacak para makinesine çevirmeyi çok iyi bildiler. Hemde kimseyi ürkütmeden, zorlamadan ve her şeyi bedava sunarak. Facebook, Twitter, youtube… gibi şeylerle.

Kendi halinde paylaşım yaptığını düşünen ve “hiç bir menfaat” gözetmediğini iddia eden internetin küçük esnafı konumundakiler ise yalnızca pastadan büyük payı alabilecek güzide, müthiş, parlak fikirlerinin olmaması nedeniyle parazitlenme yolunu seçebilirler elbette. Onların internet denen mecradan sağladıkları faydalar genelde ego tatmini ve reklam gelirleri ile kısıtlı. Siz onları bir de “start-up” şirketi kurabilecekleri bir fikir “uydurabildikleri” zaman görün. Uydurabildikleri diyorum, zira internet genelinde para eden büyük fikirlerin çoğunluğu zaman öldürme ve eğlence amacıyla geliştirilen uydurulmuş parlak fikirlerden oluşuyor. Yeni teknolojili bir arama motoru, gelişmiş yenilikçi bir spam süzgeci gibi faydalı fikirleri saymazsam durum son günlerde iyice çığrından çıkmış durumda.

Maalesef odağında insan bulunmayan tüm sistemler gibi internette zaman içerisinde insanlığa faydalı olabilme amacından saptı ve yalnızca birilerinin cebinin daha fazla doldurulması amacına hizmet etmeye başladı. Elbette bunu görünürde kimseyi zorlamadan, insanların hür iradelerini koşullandırmak suretiyle sağlıyorlar. Ve bu zamanla daha da doğal görünmeye başlayacak. Zira insanlar bir şeylerin yanlış olduğunu bilseler de zamanla onu kanıksamaya başlarlar. Bu unutmanın ve alışmanın sihirli gücüdür. Bir yerlerde bu tür şeyleri kullanarak fayda sağlayabilmenin eğitimini almış insanlar olmalı.

Tagged , , , ,